Geçen ay bir etkinlikte tanıştığım biriyle ilginç bir konuşma yaptım. Kendisi tasarımcı, kartvizitlerini özenle bastırmış — kalın kağıt, özel baskı, köşeleri yuvarlatılmış. Verirken biraz gururlu bir hali vardı.
Aradan üç hafta geçti. O kartı nerede olduğumu bilmiyorum.
Bu benim kötü bir insan olmamdan değil. Kağıt kartvizitlerin yapısal bir sorunu var: aldığınız anda bir yere koymanız gerekiyor, sonra o yer belirsizleşiyor. Telefona kaydetmeyi de düşünüyorsunuz ama ya meşgulsünüz ya da zahmetli geliyor.
Bilgi aktarımındaki sürtünme
Bir kartviziti telefon rehberinize eklemek için genellikle şunları yapmanız gerekiyor: kartı bulun, ismi yazın, telefonu yazın, e-postayı yazın, şirketi yazın. Bir yerde yazım hatası olursa geri gidin düzeltin. Bu süreç beş dakika da sürebilir, hiç yapılmayabilir de.
QR kodlu bir dijital profilde bu süreç tek dokunuşa iniyor. Telefon kamerasını açıyorsunuz, QR'ı okutuyorsunuz, profil sayfası açılıyor. Rehbere eklemek istiyorsanız bir buton var. Bitti.
Güncelleme meselesi
Geçen yıl şirket değiştirdiyseniz veya telefon numaranız değiştiyse, bastırdığınız iki yüz kartvizitin tamamı artık yanlış bilgi taşıyor. Dijital bir profilde bilgilerinizi güncellediğinizde, daha önce QR kodunuzu okutan herkes bir sonraki ziyaretinde güncel hali görüyor.
Bu küçük bir fark gibi görünebilir. Ama iş dünyasında küçük sürtünmeler, zamanla büyük kayıplara dönüşüyor.